04.02.2015 günü (bugün) Hülya Doğmuş Haydost Mersin Nazım Hikmet Öztürk Aylin Turaboğlu ve ben Mersin gözne barınağına
gittik. Gideceğimizden hiç kimsenin haberi yoktu, bir nevi kendi adımızla baskın.. Ön yargılarımızla girdik kapıdan içeri… Her zamanki gibi kötü bir barınak, mama kapları boş, su kapları yosunlaşmış en önemlisi canlarımızı perişan bulacağımızı düşünüyorduk..

Barınak ziyareti sonrası yaşayacağımız vicdan azabı ve ağlamaktan gözlerimiz şişmiş hallerimizi bile düşündük… Ama bu sefer öyle olmadı, gözlerimize inanamadık… Yıllardır Mersin Gözne barınağı’nı ziyaret ederiz…  3 saate yakın ziyaret süresince gezmediğimiz padog kalmadı… Ama olumsuz tek üzücü bir durumla karşılaşmadık.. Yavrular sıcacık padoglarında, padogların içinde tertemiz kulübeleri vardı… Tüm padoglar naylon brandalarla çevrili zerre kadar soğuk girmiyordu yattıkları alanlara.. Önlerinde kuru mama,berrak gibi suları, tertemiz su kapları…

Açlıktan birbirlerini parçalayan köpekler yoktu bugün barınakta… Biz bugün barınaktan çok mutlu ayrıldık… Hiç bir zaman barınak yanlısı değildim ve her zaman barınağı eleştiren insanların başında gelirdim Ama bir laf vardır YİĞİDİ ÖLDÜR HAKKINI YEME diye..! Bizlerde bugün yiğidi öldürelim ama o barınağın hakkını yemeyelim… Demek ki isteyince oluyormuş, belediye malzeme verince, belediye masraftan kaçmayınca gerçekten oluyormuş… Biz bugün umudumuzu kestiğimiz barınağın çok umutlu mutlu hallerini gördük..  Ben kendi ve arkadaşlarım adına o barınağı bu hale getirenlere tek tek teşekkür ediyorum… Emeğinize sağlık..


Ve her zaman o barınakta teşekkür edeceğim bir isim daha yavrularla bir anne şefkatiyle ilgilenen Mürşide hanım sonsuz
teşekkürler… Böyle mutlu tablolarda hep karşılaşmak dileğiyle…